Author Archives: Aydin Tarik Zengin

Buffalo Wifi Router ile OpenWRT Kullanimi

Yaklasik 2 yildir WZR-HP-G300NH model bir wifi router kullaniyorum. Buffalo, Japonya disinda da bilinen bir marka fakat Turkiye’de satisi var mi ya da duyan eden oldu mu bilmiyorum. Urunleri gayet kaliteli.

Japonya’da uretilen elektronik urunlerin cok buyuk bir cogunlugunun – firmanin ne kadar buyuk ve dunya capinda bilinirlige sahip oldugundan bagimsiz olarak – Japonca disindaki dillere destegi bulunmuyor. Bunun, bilgisayar alirken Ingilizce klavye alamamak, Ingilizce isletim sistemi alamamak, TVlerde yalnizca Japonca menu dili kullanmak zorunda kalmak gibi cesitli orneklerini verebilirim. Ilk ikisi her ne kadar, en azindan benim icin, sorun teskil etmese de, genel olarak bir sikinti soz konusu. Routerda da durum bu idi. 1 yil suresince Japonca arayuzu ile kullandim. Router’in ayarlari genel olarak asina oldugum seyler oldugu icin temel kullanimda pek sorun yasamadim. Fakat aletin donanimsal ozellikleri hic de fena sayilmayacak sekilde iyi ve orijinal firmware biraz yetersiz kalinca, yeni bir ROM yukleyerek hem farkli ozellikler kullanabilir hem de arayuzu istedigim dilde kullanabilir duruma getirmeye kalkistim. Read more »

Telefon

2 sene önce türlü maceralarla iPhone almıştım, burada da yazmıştım. Üzerinden 2 sene geçti, iPhone’u aldığıma pişman oldum bu süreç içinde. İlk aldığım zamanlar epeyce kurcaladım, türlü abukluklar denedim, jailbreak yaptım, SSH ile bağlandım, VNC kullandım, uShare dahi denedim. Ama hiç zevk vermedi. En önemli nedeni, iTunes bağımlılığıydı. Kimisi pek bir seviyor bu iTunes denen naneyi ama bence nefret edilesi bir zorunluluk. Başka bilgisayarlardan veri/müzik alamamak, götürememek, taşıyamamak çok aptalcaydı. Hele telefona müzik yüklemek için playlist oluşturmak zorunda olmak, telefona senkron edilecek şeyleri elle seçmek, ya da tüm arşivi telefona yüklemeye çalışmak (ki mümkün değil) gibi salak salak şeyler. Bu yüzden telefonda hiç müzik dinlemedim. iTunes u da sadece versiyon updatelerini yapmak için kullandım. Onu da her yaptığımda telefon daha da yavaşlayarak çekilmez bir hale geldi. Geç tepki vermeler, açılışın 1 dakikadan daha uzun sürmesi, süper yavaş uygulamalar, vs. Linux kullanan adam için çekilmez birşey böyle bir telefon. Şarj etmek de ayrı bir sorun. Zaten çoğu büyük ekranlı telefon gibi pil ömrü çok kısa, üstüne üstlük yalnızca kendi kablosuyla şarj edilebilmesi çok kısıtlayıcı idi. Ben bu düşünceler içinde günden güne telefondan nefret ededurayım, haber geldi ki Softbank Desire HD’yi getiriyormuş. Sonunda Android kullanabilecektim. Bir sevinç, bir mutluluk ki sormayın gitsin. Hazır 2 yıllık sözleşme de bitmiş. Koştuk Softbank’a. Macera tekrar başladı. Read more »

Olan Biten

En son 7 Temmuz’da tez yazmam lazım diye yazmışım.
Sonrasında konferans için Taiwan’a gittim.
Tezi yazdım, savundum.
Başlığı “A Study on Implementation of Pain Sensing Model of Human Skin with Multiple Sensor Units”.
Ardından 1 ay Türkiye’ye döndüm, bol bol yattım, dinlendim, pek gezmedim, en yakın arkadaşım evlendi, şahidi oldum. Bi daha da beni aramadı.
Ekim başında tekrar geri dönüp doktoraya başladım.
Ne de çok süre geçmiş, ne az yazılacak iş çıkmış.
Hayatım böyle, monoton.

Bu arada sağ tarafta en üstte linkini göreceğiniz WikiMoto diye bir olay var. Buradaki arkadaşlarla bir nev-i “guide-book” gibi birşey yapmaya çalışıyoruz. Henüz %10 bile olmadı. Ufaktan Japonca ile de ilgili birşeyler hazırlıyoruz.

Tez Elden Tez

…yazmam lazım…

Seyahat Özgürlüğü

Blender ile Voodoo

Evimde acayip bir nesne var.

2 oldular

Aralık’ta Güney Kore

Aylık yazılar olmaya başladı gibi son zamanlarda ama zaman yokluğundan böyle olmak zorunda.

Geçen ay (Aralık) başında konferans için Güney Kore’ye gittik epeyce kalabalık. Program yoğun ve çıkmaya izin olmadığından toplamda 8-10 saatim olabildi gezmek için.

Konferans Ewha Woman’s University’de idi, bunun dışında Seoul Tower, Itaewon ve birkaç yer daha görebildim.

Ewha bir Hıristiyan Üniversitesi. Tüm öğrencileri kız ve haftada en az bir kez kiliseye gitmek zorunlu (hıristiyan olsun-olmasın). Önceleri öğrencilerin evlenmesine izin verilmiyormuş fakat son zamanlarda izin çıkanlar olmuş :) Aynı nedenden üniversite sınırları içerisine alkollü içki sokmak da yasak. Belki de bu yüzden resepsiyondan sonra yerden Japon toplamak zorunda kalmadık. Memnun oldum :)

Kore’de öğrendiğim ve şaşırdığım en önemli şey de Hyundai’ın telafuzu idi. H(y)andee şeklinde telafuz edildiğini öğrenince ufak çaplı bir şaşkınlık oldu çünkü adamlar Türkiye’deki reklamlarında gayet Hundaay şeklinde okuyorlar. Madem bunun doğrusu buydu niye bizi yıllarca kandırdınız. Peugeot gelip de yazıldığı gibi okuyor mu marka adını Türkiye’de.

Kore’nin (ya da en azından Seoul’un) en ilgi çekici yanı da (benim için) Türkiye’ye aşırı derecede benzemesi. Sokaklar, binalar, çöpler, insanlar… Japon ellerinden sonra oraya gidince kendimi memlekette gibi hissettim. Hem de Japonya’dan çok daha ucuz :) Fotoğraflara bakınca size de öyle gelecek mi bakalım.

Read more »

Neler Oldu, Neler Oluyor, Neler Olacak

Biraz vakit bulmusken eskiye donuk birseyler yazayim istedim. Ne zamandir yeni birseyler eklemedim.

Ekim’in ilk haftasi Tatsuda Nature Park gezintisi.

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Uzmani tarafindan soylendigine gore epey sansliymisim cunku gorebilecegim bilimum hayvanati bu gezi sirasinda gorerek zirve yapmisim ve tekrar gitmek icin bir sebebim kalmamis :) Read more »

Gentoo’da Logitech Pro 9000 Webcam Kullanımı

Tokyo’ya gitmişken, Akıhabara’da bir gün harcamadan edemedim. Dolaşırken birkaç parça ufak şey ve de ne zamandır almayı düşündüğüm Logitech Pro 9000 webcami aldım. Almadan önce de satıcıyla epey cebelleştim. İnatla Logitech’in Linux desteği vermediğini, driver bulamayacağımı söyledi. UVC sürücülerinin bu modeli çalıştırdığını önceden biliyordum. O yüzden satmak istememesine rağmen ısrar edip aldım. Bu yazıyı da almak isteyen olur da Linux’da çalışıp çalışmadığını merak eden olur diye yazıyorum. Read more »

Back and Forth

Dondum dolastim yine ayni yerdeyim.

Geze geze ayaklarima kara sular indi. Yorgunluktan bitap dustum. Izmir’den yola ciktiktan tam 3 gun sonra eve vardim. Yol boyunca ne maceralar ne maceralar :)

Geldikten 2 gun sonra da dinlenemeden konferans icin Tokyo’ya gittim. Yorgunluk ustune yorgunluk. Cok mutluyum cok. Read more »

I’m back

Döndüm. Uzuuuuun bir yolculuktan sonra tekrar evdeyim. Maceralı bir yolculuk oldu.

Dönüş yolunda Singapur’u gezme fırsatı buldum. Gerçekten güzel bir yer.

Singapore

Singapore

Singapore

Singapore

Read more »

ICCAS-SICE 2009 Fukuoka

İlk uluslararası konferansıma Fukuoka’da katıldım. Sunumumu yaptım. Düşündüğüm kadar da heyecan yapmadım :)

Sunum konum “Evaluation of multi-layered pain sensor model of human skin”.