Çiğ Balık ve Şekersiz Kahve Üzerine

3 gün önce Engin Hocam’ın tavsiyesiyle değişik tatlar keşfetmek üzere Za-Watami restorantına gittik. Restorantın girişi oldukça mütevazi. İçerisi ise oldukça şık tasarlanmış.

Zawatami Girisi

Zawatami Girisi

Iceriden Gorunum

Iceriden Gorunum

Benim bilmediğim ve yeni öğrendiğim birtakım kuralları da yazayım. Yemek yemek için girdiğiniz yerde mutlaka ve mutlaka size yer gösterilmesini beklemek gerekiyormuş. Kafama estiği gibi istediğim masayı kaparım demek buralarda sökmüyor. Restoranta girişte ayakkabılarınızı çıkarıp girişteki ayakkabılığa bırakıyorsunuz. Ayakkabılıktaki kilitler de el yapımı ve oldukça hoş. Yerinize geçtikten sonra menüden verdiğiniz siparişler belli bir sırada masanıza geliyor. İlk olarak yemeye alıştığımız çorbanın en son gelmesi benim için ilginçti. “Şöyle sıcak sıcak iç ki miden rahatlasın” diye birşey yokmuş. Zaten ne zaman gelirse gelsin çok sıcak olmuyor yemekler.

Biraz da yemeklerden bahsedelim. Anlatırken isim veremeyeceğim için üzgünüm. İsimlerini akılda tutmam ya da bir yere not almam şu an için pek mümkün değil. Çiğ balık, bazı yeşillikler ve ne olduğunu tam olarak kestiremediğim bir sebze ya da meyve ile hazırlanan şu yemeği oldukça beğendim. Sanırım yapabileceğim en yakın tahmin salatalık olabilir. Gerçekten bilemiyorum.

Adini bilmedigin yemek 1

Adini bilmedigin yemek 1

Bir diğeri ise yine balık ve pilav ile hazırlanıp, en iyi ihtimalle yosun olduğunu tahmin ettiğim siyah bir maddeye sarılan bu yemek.

Adini Bilmedigim Yemek 2

Adini Bilmedigim Yemek 2

Etrafındaki şey elastik bir yapıya sahip olduğundan yemesi diğerine göre bir nebze daha zor. Bunların dışında nasıl olup da fotoğrafını çekmediğimi kendime sorup durduğum çorba var. Tadını oldukça beğendiğim, sonradan da çay ve pirinçten yapıldığını öğrendiğim çorbayı tavsiye etmek de istiyorum fakat ne yazık ki ismini bilmiyorum. Yazıyı yazarken aklıma geldi de neden menünün fotoğrafını çekmedim acaba?

Geldik günümüze. Bugün de cumartesi olmasından ve havanın da fena sayılmayacak derecede normal olmasından güç alarak Murat ile bisikletlere atlayıp şehir merkezine gittik. Çarşı oldukça hareketliydi. Şenlik havasında bir olaylar dönüyordu ortalıkta. İşte bu da kanıtı:

Makarna Olugu

Makarna Olugu

Oluk basina vardim . . . Tey tey tey

Oluk basina vardim . . . Tey tey tey

Çarşı sokakları kimonoları ile dolaşan kadın-erkek-çoluk-çocuk-torun-tombalak doluydu. Ne iş derseniz ben de bilmiyorum. Bizim lokma kuyrukları gibi bu spagetti oluğunun başında da bir kuyruk ki sormayın. Daha fazla fotoğraf çekmek isterdim ama bakışlar bana yönelince pek kolay olmuyor.

Ardından Murat’ın tavsiyesiyle ilk çağlardan beri aynı dükkanda kahve yapan meşhur bir kahveciye gittik. Kendi tarzıyla kahve yapan bu amcamız küçük mütevazi dükkanında huzurlu bir ortam hazırlamış. Dükkanın İngilizce adı “Cafe Arrow”. Orjinali ne derseniz ne söyleyebilirim ne yazabilirim. En iyi şu fotoğraftan bakıverin. Kırmızı ok üzerindeki dükkanın ismi.

Cafe Arrow

Cafe Arrow

Dükkandan içeri bu en turist hallerimizle daldık. Sahibi oldukça sakin ve ağırbaşlı bir amca. Amca diyorum çünkü bu işi çok uzun bir süredir yapıyormuş. Böyle durumlarda o kişiye amca denilmesi şarttır.

Amca her fırsatta dükkanını ziyaret eden yabancılardan, burayı çok sevdiklerinden bahsetti. Benim fotoğraf çektiğimi görünce de eski bir dergide hakkında çıkan haberi gösterdi. Hemen fotoğrafladım tabi ki.

Antik cagda yazilmis dergi

Antik cagda yazilmis dergi

Derginin ve fotoğrafların eskiliğinden etkilenmişken bir de üstüne dergide 20 yıldır bu işi yaptığını yazdığını görünce “vay be” dedim. Amca sanırım 100 yıldır burada :)

Şimdi işin lezzet kısmına gelelim. Daha önce Murat söylemese şaşırabileceğim bir özellik de burada tek bir tip kahve olması ve dükkana geldiğinizde sipariş vermenize gerek olmaması. Zaten tek bir kahve olduğu için amcamız direkt olarak hazırlamaya başlıyor.

resized_photo-000009photo-000010photo-000011photo-000013

Resimlerdeki her ne kadar kahveye benzemese de kahve. Şekersiz olması benim açımdan içilmesi zor bir kahve olarak acımasızca damgalanmasına neden olsa da buradakiler için oldukça hoş bir kahve imiş.

Yeri gelmişken tavsiyeyi de konduralım. Amcaya “dur” deyin. Yoksa o küçük su bardağını her boşaldığında doldurarak midenizde ufak çapta bir su baskını oluşmasına neden olabiliyor. Buranın suyunun Japonya’nın en iyi ve içilebilir suyu olduğunu da söyleyelim görevimizi yapalım. Amcamız kahvenin ancak bu su ile güzel olduğunun üzerinde de ısrarla durdu.

Veeee işte. Meşhur amcamız ve ben,

web_photo-000014

Dükkandan ayrıldıktan sonra ıssız sokaklarda bizikletimizle tozu dumana katmak suretiyle sırra kadem bastık.

En dip not : Çok mistik oldu bu vazgeçtim. Basmadık. Kademin ne olduğunu bilmiyorum çünkü.

Related Posts
  1. Gittikçe daha fazla özeniyorum sana Tarık :) Gerçi yemekler pek bana hitap etmese de farklı kültürleri tanımak ayrı bir zevk olurdu.Amca da pek karizmatikmiş :D

  2. hikayede bahsi gecen murat olarak ben de arayagireyim dedim. ilk sushideki salatalik benzeri sey avakadonun ta kendisi, kendini zaman zaman salatalik olarak tanitsa da bildigin her turk yemeginde kullandigimiz bildigin cengelkoy avakadosu. onun yanindaki tabakta yesil bir ezme olarak gorunen hepimizin antep sofrasindan alisik oldugu wasabi, japon turpuna ne yapiyolarsa artik bu hale getirmisler. Ikincisi icin en iyi ihtimali kabul edebilirsin bildigin denize girerken basmayi bile pek tercih etmedigin yosun. bunu ozel islemlerden gecirip incecik kagit haline getiriyolar sonra sicak pirinci buharla beraber bu yosun-kagitla sarmalayinca bu hale geliyo. bak menunun resmi de burda ( http://www.watami.com.hk/eng/ ) iste internet restoranciligi… Kahveci amcayla beni tanistiran arkadasla bu haftaici bulusma sansim olacak sanirim, umarim tokyoda da boyle kimsenin bilmedigi kiyida kosede kalmis biyerler gosterir de dagarcigimiz genisler.

Leave a Comment


NOTE - You can use these HTML tags and attributes:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> <pre lang="" line="" escaped="" highlight="">