Tag Archives: Japonca

Üç Oldu

En son bir bucuk idi, neden 3 oldu anlatayim.

Bahsi gecen 3. sitenin Ingilizce’ye tercumesi icin verilen ugraslar sonuc verdi. Onceden hem Japonca hem Ingilizce olacagi soylenen site bir gecede komple Ingilizce oluverdi. Zaten bahsettigim gibi cok da karmasik degil. Login butonu, “Write your comment below” tarzi basit seyler.

Site Ingilizce’ye cevrilince asistan bana gelip “mujdeyi” verdi. Ayrica haberini aldim, ceviriyi yapan asistan benden sikayet ediyormus, tum hafta sonunu ceviriye harcadigi icin. Benim, bir yanda Google Translator bir yanda yorum sitesi, heba olan 6-7 aylik donemimin hesabini sorsam ne der acaba.

Ara kademeleri gectigimize gore bolum sonu canavariyla (Boss) karsilasma vakti gelmisti. Ceviri icin tesekkur mahyetinde hazirladigim e-posta basta ceviriyi yapan asistan, ardindan, kendi hocam ve ilgili diger proflara gonderildi. Icerdigi gizli mesajin algilanmasi cok da uzun surmedi. Ben IJEP (International Joint Education Program) kapsaminda “yalnizca” Ingilizce ders alan, Ingilizce tez yazan, Ingilizce makale yayinlayan bir ogrenci idim ve zorunlu derslerden biri olan yukarida bahsettigim Japonca dersi almak zorunda olmamin mantikli bir aciklamasini bekliyordum.

Once kendi hocam geldi, “anlat!!” demeye. Ardindan IJEP programinin koordinatoru cagirdi. Gittim anlattim saatlerce.

Kurul toplantisinda tartisilmis ve bu dersin zorunlulugunun IJEP ogrencilerinden – ki cok var – kaldirilmasina karar verilmis. Bu kez kendi hocam geldi “mujdeyi” vermeye. Ustumden nasil bir yuk kalktigini anlatamam. Her hafta,kart okutarak giris yapilan, gec kalmanin ya da gelmemenin cezaya tabi oldugu, dinledigim Japonca sunumlar hakkinda yorum yazmak zorunda oldugum, 1,5 saatlik iskence seanslarindan kurtulmustum. Ki tum donem boyunca gec kalmamak icin buyuk bir ugras verdim, cunku ders guney kampusde ve benim onceki periyotta kuzey kampuste Japonca dersim oluyordu. Bazen bisikletle bazen kosarak yetistim tum derslere, hic birine ne gec kaldim ne de girmedigim oldu. Tum yorumlari yazdim.

Isin en guzel yani da su oldu bence, artik Japon ogrencilerin Ingilizce bir yorum sitesi var ;) Hayrini gormeleri dilegiyle.

Bir Buçuk

Bu bir isimli yazida bir girizgah yaptigim cabalamalar sonucu ortaya cikan bir takim gelismeler oldu. Aslinda pek de yeni degiller fakat ben bir sure beklemeyi tercih ettim “acaba birseyler daha yaparlar mi” diye.

Ne koparsam kar. Simdilik elimde olanlarla yetinip, buna da sukur diyecek miyim?

Hayir

En son Ingilizce destegini actiklari ders takip sisteminden sonra, bahsettigim 2 sitenin de cevirisi hakkinda haber bekledim uzun bir sure. Anladim ki ben ustelemedikce onlarin birsey yapacagi yok. Yine onemli hocalarin CC’de yer aldigi mailler yollandi, yine nazik fakat ici bos cevaplar alindi. Tekrar yollandi, tekrar ayni cevaplar alindi. Tekrar yollandi.

Artik bikmis ya da sinir olmus olduklarini tahmin ettigim bir anda, sitelerden biri ile ilgili profesorden biraz igneleyici biraz mahcup (nasil oluyorsa ikisi bir arada!) bir e-mail aldim. Ingilizce destegi vermelerini istedigim sitenin cok teferruatli ve buyuk oldugunu, tercumenin birkac milyon yen tutacagini, su anda bu ceviri islemini yapacak butce ayirmadiklarini, fakat beni anladigini ve ozur dilediklerini belirten bir yazi idi. Altinda da simdilik bir ozur mahiyetinde kabul etmemi istedikleri, bahsettigim site uzerinden ders secimi ve kaydi gibi islemlerin nasil yapilacagini gosteren, resimli bir “Guide Book” hazirladiklarini belirten bir not. Kitapcikta, site uzerinde “Kayit icin su butona basin” , “Ders listesini gormek icin suraya tiklayin” seklinde gorsel anlatimlar mevcut. Yaklasik 50 sayfalik bu kitapcik, “Yeter artik, al sunu kes sesini” demek olabilir. Ama olmaya da bilir. Bunu zamanla anlayacagim.

Diger yazida bahsettigim uzere cevirisini istedigim 3 adet site mevcut idi. Ilki tamam, ikincisi yukarida bahsettigim gibi, ucuncusunden ise yine ses seda yoktu. Yine mailler gitti. Bu kez cevap gelmedi. Asistan geldi.

“Tamam yapicaz biseyler merak etme” demek icin. Fakat yine de siteye coklu dil destegi vermenin cok zor oldugunu, en iyi ihtimalle her butonun ya da linkin yanina parantez icinde Ingilizce’sinin yazilabilecegini soyledi. Tamam dedim, en azindan ne oldugunu anlayabileyim. Sen hele bir bunu yap, ben sonra tekrar dikilirim tepenize zaten.

Durum boyle iken boyle. 2. site konusunda somut bir adim atilmadigi fakat yine de bir gelisme saglandigi icin bunu 1 degil bucuk sayiyorum. 3. de yapildiginda 2 bucuk olarak geri donecegim.

Saygilar, sevgiler, gıcıklıklar…

Neler Ogrendim

Son 2 gun icerisinde ogrendigim birkac seyi not duseyim istedim.

  • Almanya’daki Turk’ler imajimizi zedelemektedir.
    • (Bunu utanc icinde ogrendim. Yeni tanistigim Alman arkadasin tanidigi pek cok Turk cesitli nedenlerle suca bulasmis, hapse girmis ya da sinir disi edilmis. Alman arkadasin, Turk isimleri yaninda Turkce kufur dagarcigi da epey genis),
  • Ingiliz’lerin ceneleri dusuk, burunlari havadadir,
  • Koreli kizlar guzeldir ,
  • Japonca’yi en kisa surede ogrenmem gereklidir,
  • Japon tapinaklarinda (tapinaga gore degismekle beraber) eller cirpilip egilinerek ibadet edilir,
  • Japon kaplicalarinda (Onsen) bol kukurt nedeniyle yanmis yumurta kokusu hakimdir,
  • iPhone’da bir uygulamayi acik unutursaniz 1 saat icinde pil bitebilir, buna dikkat etmek gerekir,
  • Vejeteryan menu isteyip, cesit cesit balikla karsilasilabilir,
  • Herhangi bir ortamda Bangladeslilerle pek de samimi olmamak gerekir,
  • Karaoke ortamindan kosarak kacmak en iyisidir,
  • Herkul Bocegi super bir bocektir, en hakiki duygunun bocegidir.

Aklimda kalanlar bunlar. Kalmayan icin de gecmis olsun diyeyim.

Bu Bir

Uzun zamandir sinir oldugum bir konu var. Universitenin web araclarinin buyuk bir cogunlugunun “yalnizca” Japonca olmasi.

Yogun olarak kullandigim 3 adet site var. Bunlardan biri WebCT (Blackboard) adinda bir ders takip sistemi. Ege’de de buna benzer bir sistem kullaniyorduk. Moodle isminde opensource, guzel bir sistemdi. WebCT de ayni bu sekilde, kayitli oldugunuz dersleri gorebildiginiz, etkinlikleri, seminerleri, odevleri, sinavlari, herbirseyleri takip edebildiginiz bir sistem. Read more »

Iskence

Buna daha ne kadar dayanabilirim acaba?
Saatlerdir tek kelimesini anlamadığım sunumlar dinliyor, tek kelime okuyamadığım slaytlara bakıyorum. Elimdeki tüm imkanları tükettim sayılır. 3 bardak şekersiz kahve içtim, hala uykum var. iPhone ile yazıyorum bunları. Maillerimi kontrol ediyorum, rss feed’leri okuyorum, abuk subuk şeyler aratıyorum nette. Hepsi tükendi, okuyacak birşey kalmadı. Bu gidişle 1-2 saate kalmaz telefonun pili de biter. Ama benim 5 saatçik daha dayanmam lazım. Çok umutsuzum, ağlasam beni salarlar mı acaba.
Sunumlardan sonra da 忘年会 (bounenkai = Yılsonu Partisi) var. Geçtiğimiz yıl başımıza gelen kötü olayları içip içip unutma partisi. Son anda bu kazığı atmasalardı belki ben de unuturdum.
Ne yapsam ne etsem de önümüzdeki 5 saat boyunca kriz geçirmesem.

Samba Japonca Karakter Seti

Labdaki Samba File Server’a erismek icin kullanici adi ve sifre aldim gecenlerde. Samba ayarlarim dogru olmasina ragmen ilk gunlerde sorunsuzca ulasabildigim workgroup simdilerde nedense ulasilamaz durumda. Bunu henuz cozebilmis degilim. Konqueror devamli “Unable to find any workgroups in your local network. This might be caused by an enabled firewall.” uyarisi veriyor smb:/ protokolunu kullandigim zaman. Bilgisi olan varsa yardimlarini beklerim. Konqueror’dan Lisa ayarlarini “Kendi IPm”/”Subnet Mask” seklinde yapinca file server’i gorup erisebiliyorum lan:// protokolu uzerinden. Fakat daha buyuk bir sorun daha var Read more »

Hanım Koş, Bizim Oğlan Konuştu!!

Bugün süper bi özelliğimi keşfettim. 2 haftada herkesi sular seller gibi Japonca bildiğime inandırmışım, nasıl becerdiysem. Bu inandırıcılığımı başka işlerde de kullanırsam köşeyi dönebilirim. Nasıl oluyor da oluyor anlamıyorum. Bugün Tokyo ve Kyushu Üniversitelerinden seminer için gelen 2 profesörün sunumlarını dinlemek mecburiyetinde bırakıldım. Yaklaşık üç buçuk saat sürdü. Sıkıntı ve uyku birbirine karıştı. Arada yakalayabildiğim – önceden duymuşluğum olan – birkaç kelimenin anlamı neydi diye düşünürken o kısım bitip diğerine çoktan geçiyordu zaten. Okuma yazma bilmeyen çocuğun kitabı alıp resimlerine bakması gibi slaytlardaki resimleri inceledim saatlerce. Pek de özenerek hazırlanmıs slaytlar değildi. Hal bu ki ne de güzel çalışmalara benziyordu anlattıkları. İnandırıcılığım tavan yapmış olacak ki, çıkışta da seminerde öğrendiklerim hakkında rapor yazılması gerektiğini – tabi yine japonca olarak – söylediler. Bilenlere sordum da ordan öğrendim öyle söylediklerini. Yoksa bildiğimden değil. Şimdi rapora dizeceğim incileri düşünüyorum. Hangi resimden başlasam anlatmaya acaba? Bir tanesini net hatırlıyorum. Bir yerli (Japon) ve bir yabancının (Ben) kanji okuduğu sıradaki beyin fonksiyonlarını karşılaştırmalı gösteren hareketli bir grafikti. Epey de hatılıyorum bakın, o kadar da boş boş bakmamışım yani. Bu şekilde duyarak öğrenmeye devam edersem önümüzdeki yıl bu vakitlerde おかあさん(anne), おとうさん (baba) diyor olurum herhalde. Bi yandan Japonca dersi de alıyorum da kısa zamanda yırtarım inşallah. Herşey kuralına uygun olsun diye önümüzdeki hafta Salı günü anne-baba deyip bir üst kademeye (mama) geçmeyi planlıyorum. Bu arada araştırma konumla ilgili detaylar da hafiften gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Henüz kendisini göremediğim bir robor kol ile haşır neşir olacakmışım. En güzel yanı da embedded Real-Time Linux kullanıyor olması. Kesin olmamakla beraber robotun acı çekmesini sağlayacak bir proje olması muhtemel. Detaylar önümüzdeki zamanlarda ortaya çıkacaktır.

Tank Bana Japonca Yukle

Kim bu arayan diye merakla actim telefonu. Tank’mis. Soyle bi konusma gecti aramizda;

Tank: We’re supposed to start with these operation programs first. That’s major boring shit. Let’s do something a little more fun. How about… language training.

Tarik: Japanese? I’m gonna learn Japanese.

[Tank winks and loads the program]

Tarik: Holy shit!

Tank: Hey Mikey, I think he likes it. How about some more?

Tarik: Hell, yes. Hell yeah.

Tabi gercek dunyadan bakinca cart diye oluveren islem, biz sanal dunyadakiler icin birkac yil alabiliyormus. Bekleyecegiz artik.

Not: Artik Turkce karakter kullanamiyorum. Pesinen ozur dileyeyim.