Tag Archives: Japonya

Telefon

2 sene önce türlü maceralarla iPhone almıştım, burada da yazmıştım. Üzerinden 2 sene geçti, iPhone’u aldığıma pişman oldum bu süreç içinde. İlk aldığım zamanlar epeyce kurcaladım, türlü abukluklar denedim, jailbreak yaptım, SSH ile bağlandım, VNC kullandım, uShare dahi denedim. Ama hiç zevk vermedi. En önemli nedeni, iTunes bağımlılığıydı. Kimisi pek bir seviyor bu iTunes denen naneyi ama bence nefret edilesi bir zorunluluk. Başka bilgisayarlardan veri/müzik alamamak, götürememek, taşıyamamak çok aptalcaydı. Hele telefona müzik yüklemek için playlist oluşturmak zorunda olmak, telefona senkron edilecek şeyleri elle seçmek, ya da tüm arşivi telefona yüklemeye çalışmak (ki mümkün değil) gibi salak salak şeyler. Bu yüzden telefonda hiç müzik dinlemedim. iTunes u da sadece versiyon updatelerini yapmak için kullandım. Onu da her yaptığımda telefon daha da yavaşlayarak çekilmez bir hale geldi. Geç tepki vermeler, açılışın 1 dakikadan daha uzun sürmesi, süper yavaş uygulamalar, vs. Linux kullanan adam için çekilmez birşey böyle bir telefon. Şarj etmek de ayrı bir sorun. Zaten çoğu büyük ekranlı telefon gibi pil ömrü çok kısa, üstüne üstlük yalnızca kendi kablosuyla şarj edilebilmesi çok kısıtlayıcı idi. Ben bu düşünceler içinde günden güne telefondan nefret ededurayım, haber geldi ki Softbank Desire HD’yi getiriyormuş. Sonunda Android kullanabilecektim. Bir sevinç, bir mutluluk ki sormayın gitsin. Hazır 2 yıllık sözleşme de bitmiş. Koştuk Softbank’a. Macera tekrar başladı. Read more »

Neler Oldu, Neler Oluyor, Neler Olacak

Biraz vakit bulmusken eskiye donuk birseyler yazayim istedim. Ne zamandir yeni birseyler eklemedim.

Ekim’in ilk haftasi Tatsuda Nature Park gezintisi.

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Tatsuda Nature Park

Uzmani tarafindan soylendigine gore epey sansliymisim cunku gorebilecegim bilimum hayvanati bu gezi sirasinda gorerek zirve yapmisim ve tekrar gitmek icin bir sebebim kalmamis :) Read more »

Japon Ehliyeti Nasil Alinir?

Birkac ay once ehliyet aldigimi yazmistim. Unutmamak icin tuttugum notlari buldum bugun. Onlari da koyayim istedim.

Asagida yazacaklarimin resmi bir gecerliligi yok. Sadece tavsiye olarak alin. Buyuk hatalar disinda 3-4 hata yapinca birakiyorlar :) Ters yone girmek gibi buyuk bir hata zaten affedilmez ama “basini tamamen dondurup donecegin tarafa bakmadin” diye 10-15 puan gidebilir, demedi demeyin. Notlarda gecen en basit ya da yapilmasi fuzuli gorunen sey bile yine 10-15 puana maloluyor. Benim oldu, ordan biliyorum.

Notlarim da bunlar;

Sol kapidan tekmil ve selam ver. Arkadan dolasarak sag one kadar gel. Bu esnada arka tampon altini ve etrafini kontrol et. En son olarak on tampon altini kontrol et.

Kapinin onunde dur, onu ve arkayi kontrol et. Kapiyi hafif actiktan sonra tekrar onu ve arkayi kontrol et. Hoop diye bin.

Kapiyi kapatmadan once cok az aralik kalana kadar cek. Arada bisey kalmis olma ihtimalina karsi durup kontrol et, sonra kapat. Ardindan hemen kilidi kapat.

Koltugu ayarla. Emniyet kemerini tak. Orta ve sag-sol aynalari ayarla. Vitesin parkda, el fenerinin cekili oldugunu kontrol et. Frene bas, kontagi cevir. Cikis icin sinyal ver. Vitesi D’ye al, el frenini indir. 4 bir yani basinla ve aynalarla kontrol et. Cikis yap.

Kavsakta,

Duz devam edilecekse, isigi kontrol et. Kirmizi ise, beyaz cizgiye gelmeden dur. Yesil ise veya yesile donduyse, sagi ve solu kontrol ederek devam et.

Sola donulecekse, 30m kadar geride sola sinyal ver. Sinyal verdigin anda basinla ve aynalardan once solu sonra sagi kontrol et. Sol cizgiye, araya motor ya da bisiklet giremeyecek kadar yaklas. Kavsakta kirmizi isik yaniyorsa beyaz cizgiden once dur. Yesil ise veya yesile donduyse, oncelikle yine basinla ve aynalardan kontrol ederek olabildigince sola yanasik bicimde yavasca sola don. Sol kaldirima surtmemeye ozen goster :)

Saga donulecekse, 30m kadar geride saga sinyal ver. Sinyal verdigin anda sagi ve solu basinla ve aynalardan kontrol et. Yol tek serit ise, sag cizgiye iyice yaklas, cift serit ise sinyali verdikten hemen sonra, keskin bir sekilde sag seridin sagina gec. Kavsakta kirmizi isik yaniyorsa beyaz cizgiden once dur. Yesil ise veya yesile donduyse, oncelikle yine basinla ve aynalardan kontrol ederek kavsagin ortasindan gececek sekilde bir yay cizerek genisce don. Dogrudan sol seride gec.

S’den donmek icin, on tamponun sag ve solu S cizgisini takip edecek sekilde yavasca ilerle (rolantide olabilir). S den cikis esnasinda donulecek tarafa sinyal verip yine basinla ve aynalardan, once donulecek tarafin tersini sonra donulecek tarafi kontol et. Sola dar, saga genis acili cikis yap. Sola donerken kaldirima surtmemek icin oncelikle yol icine dogru bir muddet ilerle.

Crank’dan donmek icin, ayni S’de oldugu gibi, donemece oldukca yavas yaklas. On kapi kollarini saga ve sola donus merkezleri kabul ederek yavasca don. Crank’dan cikis S’de oldugu gibi.

Durus icin, belirlenen yerdeki isarete 30m kadar kala sola sinyal ver. Solu ve sagi hem basinla hem aynalardan kontrol et. Isaretin yanina iyice yavaslayarak yaklas. Sol cizgi ile araba arasinda 30cm mesafe kalacak sekilde sola yakin tut. Isareti on tamponun ortasindan biraz daha solda gorecek kadar yaklasip dur. Vitesi parka getir, el fenerini cek. Kontagi kapat, ayagini frenden cek. Emniyet kemerini cikar. Kapiyi 10cm kadar acarak arkadan gelen olup olmadigini kontrol et. Sonra inip, yine arabanin arkasindan dolasarak sol on kapi onunde yine selam verip bitir.

Gectigini ogrenip sevin. Birkac saat sonra ehliyetini alip mutlu mesut eve don.

Kumamoto Hanabi (花火) 2009 & Hinokuni Matsuri (火の国祭り)

Hanabi gunu 7 Agustos idi. Yaklasik 40-45dk surdu. Fazla yazmayacagim. Videosu asagida.

Ertesi gun de (8 Agustos) Hinokuni Matsuri gunu idi.

Yine Umi No Hi

Umi No Hi (海の日) geldi yine. Bu kez onceki ikisi gibi gunluk guneslik degil. Disarisi yagmur kiyamet. Eve tikilip kaldim. Hos, tikilmasam da laba gidecektim zaten. O yuzden pek birsey kaybettim sayilmaz.

Balkondan yandaki insaatta calisanlara bakiyorum. Saganak altinda yeni doneme bina yetistirmeye calisiyorlar.

Ehliyet-i Japon

Bisiklet uzerinde, gunes altinda 10km gidis, 10km gelis; amele yanigi; yorgunluk; uykusuzluk; para. Ama sonunda aldim Japon Surucu Lisansimi. Cok eglenceli, siz de alin. Bu kadar da olmaz dedirten kurallari var adamlarin. Oncesinden netten okurken “Yok artik herhalde abartmislar” dedigim oldu ama, gidip bizzat yasayinca anladim ki saka degilmis soylenenler. Saka gibi olan bizzat kurallarin kendisi.

Ha, ne diye aldim ben bunu? Arabam mi var? Yok.

Ne bileyim. Canim bi’seyler yapmak istedi. Meydan okunabilecek ve yapilabilir gozuken ilk sey buydu. Yapilabilir gozukmesi tamamen aldatmacaymis. Bunu da denerken anladim.

ケバブが大好きです

Bir Seven-Eleven kosesinde aniden karsima cikiverdin ya. O an icimde bir kipirti, gozlerimde bir isildama olduysa sebebi sensin. Evet sensin kebap. Bana bunu yasattin ya, tez zamanda batasin Pringles. Tadi da igrenc.

Üç Oldu

En son bir bucuk idi, neden 3 oldu anlatayim.

Bahsi gecen 3. sitenin Ingilizce’ye tercumesi icin verilen ugraslar sonuc verdi. Onceden hem Japonca hem Ingilizce olacagi soylenen site bir gecede komple Ingilizce oluverdi. Zaten bahsettigim gibi cok da karmasik degil. Login butonu, “Write your comment below” tarzi basit seyler.

Site Ingilizce’ye cevrilince asistan bana gelip “mujdeyi” verdi. Ayrica haberini aldim, ceviriyi yapan asistan benden sikayet ediyormus, tum hafta sonunu ceviriye harcadigi icin. Benim, bir yanda Google Translator bir yanda yorum sitesi, heba olan 6-7 aylik donemimin hesabini sorsam ne der acaba.

Ara kademeleri gectigimize gore bolum sonu canavariyla (Boss) karsilasma vakti gelmisti. Ceviri icin tesekkur mahyetinde hazirladigim e-posta basta ceviriyi yapan asistan, ardindan, kendi hocam ve ilgili diger proflara gonderildi. Icerdigi gizli mesajin algilanmasi cok da uzun surmedi. Ben IJEP (International Joint Education Program) kapsaminda “yalnizca” Ingilizce ders alan, Ingilizce tez yazan, Ingilizce makale yayinlayan bir ogrenci idim ve zorunlu derslerden biri olan yukarida bahsettigim Japonca dersi almak zorunda olmamin mantikli bir aciklamasini bekliyordum.

Once kendi hocam geldi, “anlat!!” demeye. Ardindan IJEP programinin koordinatoru cagirdi. Gittim anlattim saatlerce.

Kurul toplantisinda tartisilmis ve bu dersin zorunlulugunun IJEP ogrencilerinden – ki cok var – kaldirilmasina karar verilmis. Bu kez kendi hocam geldi “mujdeyi” vermeye. Ustumden nasil bir yuk kalktigini anlatamam. Her hafta,kart okutarak giris yapilan, gec kalmanin ya da gelmemenin cezaya tabi oldugu, dinledigim Japonca sunumlar hakkinda yorum yazmak zorunda oldugum, 1,5 saatlik iskence seanslarindan kurtulmustum. Ki tum donem boyunca gec kalmamak icin buyuk bir ugras verdim, cunku ders guney kampusde ve benim onceki periyotta kuzey kampuste Japonca dersim oluyordu. Bazen bisikletle bazen kosarak yetistim tum derslere, hic birine ne gec kaldim ne de girmedigim oldu. Tum yorumlari yazdim.

Isin en guzel yani da su oldu bence, artik Japon ogrencilerin Ingilizce bir yorum sitesi var ;) Hayrini gormeleri dilegiyle.

Have a Nice Trip to Turkey

Have a Nice Trip

Have a Nice Trip

Bir Buçuk

Bu bir isimli yazida bir girizgah yaptigim cabalamalar sonucu ortaya cikan bir takim gelismeler oldu. Aslinda pek de yeni degiller fakat ben bir sure beklemeyi tercih ettim “acaba birseyler daha yaparlar mi” diye.

Ne koparsam kar. Simdilik elimde olanlarla yetinip, buna da sukur diyecek miyim?

Hayir

En son Ingilizce destegini actiklari ders takip sisteminden sonra, bahsettigim 2 sitenin de cevirisi hakkinda haber bekledim uzun bir sure. Anladim ki ben ustelemedikce onlarin birsey yapacagi yok. Yine onemli hocalarin CC’de yer aldigi mailler yollandi, yine nazik fakat ici bos cevaplar alindi. Tekrar yollandi, tekrar ayni cevaplar alindi. Tekrar yollandi.

Artik bikmis ya da sinir olmus olduklarini tahmin ettigim bir anda, sitelerden biri ile ilgili profesorden biraz igneleyici biraz mahcup (nasil oluyorsa ikisi bir arada!) bir e-mail aldim. Ingilizce destegi vermelerini istedigim sitenin cok teferruatli ve buyuk oldugunu, tercumenin birkac milyon yen tutacagini, su anda bu ceviri islemini yapacak butce ayirmadiklarini, fakat beni anladigini ve ozur dilediklerini belirten bir yazi idi. Altinda da simdilik bir ozur mahiyetinde kabul etmemi istedikleri, bahsettigim site uzerinden ders secimi ve kaydi gibi islemlerin nasil yapilacagini gosteren, resimli bir “Guide Book” hazirladiklarini belirten bir not. Kitapcikta, site uzerinde “Kayit icin su butona basin” , “Ders listesini gormek icin suraya tiklayin” seklinde gorsel anlatimlar mevcut. Yaklasik 50 sayfalik bu kitapcik, “Yeter artik, al sunu kes sesini” demek olabilir. Ama olmaya da bilir. Bunu zamanla anlayacagim.

Diger yazida bahsettigim uzere cevirisini istedigim 3 adet site mevcut idi. Ilki tamam, ikincisi yukarida bahsettigim gibi, ucuncusunden ise yine ses seda yoktu. Yine mailler gitti. Bu kez cevap gelmedi. Asistan geldi.

“Tamam yapicaz biseyler merak etme” demek icin. Fakat yine de siteye coklu dil destegi vermenin cok zor oldugunu, en iyi ihtimalle her butonun ya da linkin yanina parantez icinde Ingilizce’sinin yazilabilecegini soyledi. Tamam dedim, en azindan ne oldugunu anlayabileyim. Sen hele bir bunu yap, ben sonra tekrar dikilirim tepenize zaten.

Durum boyle iken boyle. 2. site konusunda somut bir adim atilmadigi fakat yine de bir gelisme saglandigi icin bunu 1 degil bucuk sayiyorum. 3. de yapildiginda 2 bucuk olarak geri donecegim.

Saygilar, sevgiler, gıcıklıklar…

Hanami Episode 2

Bugun de lab ile beraber okul bahcesinde “Cicek bahane icmek sahane” temali bir piknik gerceklestirdik. Bu arada bu tanimlamayi benim yakistirdigimi ya da uydurdugumu dusunmeyin. Tamamen kendi itiraflari.

Cicekler acti, bahar geldi fakat hava hala serin. Buna ragmen yanimizda koca bir kutu buz da goturduk. Yaz-kis buzlu icecek icen Japon’larin nasil olup da hastalanmadiklari da ayri konu. Ya biz kucuklugumuzden beri kandirildik, ya da bu is genetik. Fakat mecburiyetten ben de yaz-kis buzlu su icip hasta olmadigima gore rahatlikla soyleyebilirim ki “kandirildik”.

Lab hanamisi biraz daha matrak gecti. Yavas yavas bulanan zihinler komik manzaralar ortaya cikarabiliyor. Resimde gorebileceginiz turuncu montlu hocanin bana “Real Time Operating System Design” ve “Hardware Driver Developing” calismalari hakkinda birseyler anlatirken cumlenin ortasinda uyuyakalmasi gibi.

Boylelikle bir hanami sezonu benim icin kapanmis oldu. Bu hafta cicekler de dokulecektir tahminimce. Onumuzdeki festivallere bakacagiz artik.

Bu arada, benim de oldugum fotografta, ortadaki sahis benim hocam. Cok matrak bir adamdir kendisi. Bana “Sen ne istersen” ile baslayan bazi cumleler kurmus oldugundan degil, ama severim kendisini. Read more »

Hanami Episode 1

Haftasonu olmasindan mutevellit ; park, bahce, kale onu-arkasi, her yer piknik alani oldu. Biz de nasibimizi alalim dedik. Kumamoto Kalesi’ne sakura gormeye gittik.

Bu gunlerde onceki yazida bahsettigim uzere “Kiraz ciceklerini gormek bahane, icmek sahane” gunleri burada. “Cicek gormeye” gidiyoruz ayagina kurulan cilingir sofralari her yani kaplamis. Hanami de kelime anlami olarak “Cicek Seyretmek” manasinda. (Hana : cicek , mi : gormek, bakmak, seyretmek ) Ek bilgi olarak vereyim.

Kalenin manzaraya nazir surlarindan birinin ustune coreklenip piknik de yaptik. Yabanci oldugumuz icin kimse de ilismedi, guzel oldu.

Episode 1 fotograflari da bunlar ;

Read more »